top of page

57 MİLYON DOLAR "Aynı Risk, Farklı Hikâyeler "



Bazı riskler yaşandığı gün değil, yıllar sonra konuşulur.

Bugünlerde gündeme gelen 57 milyon dolarlık sigorta davası da aynen böyle bir hikâye.


Olay 2023 yılına uzanıyor ama bugün tartışılan şey bir tanker ya da bir yük değil; sigortada teminatın sınırının nerede başlayıp nerede bittiği.

Bu dava bir gerçeği bir kez daha hatırlattığı için önemli.

Aynı risk, farklı taraflar için farklı sigorta hikâyeleri yaratır.

 

Haber — Ne Oldu?

2023 yılının Nisan ayında Kuveyt ile Suudi Arabistan arasında paylaşılan Neutral Zone sahasından yüklenmiş Chevron’a ait ham petrolü ABD’ye taşıyan Advantage Sweet adlı tanker Umman Körfezi’nde İran güçleri tarafından durduruluyor. İran kontrolüne alınan geminin yükü gemiden boşaltılıyor, petrol başka bir tarafa aktarıldı ve geri verilmiyor. Bir süre sonra gemi serbest bırakılıyor.

Gemi batmadı. Petrol yanmadı. Ama milyonlarca dolarlık bir değer ortadan kayboldu.

Haberdeki 57 milyon dolar, işte o petrolün değeri. Chevron bu kaybın sigorta kapsamında olduğunu savunuyor. Sigortacılar ise bunun poliçe kapsamında olmadığını söylüyor.

Ve olay mahkemelere taşınmış durumda. Haber bağlantısına buradan ulaşabilirsiniz.

 

Bu davayı anlamak için 2023 yılına geri dönelim.

2023 yılında üç önemli gelişme deniz taşımacılığı için riskli bir yıl oldu.

ABD – İran Gerilimi

Nisan 2023’te ABD'nin, yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle Suez Rajan tankerindeki İran petrolüne el koyması ve petrolü boşaltarak satması İran tarafından ekonomik bir müdahale olarak görülüyor. ABD’nin İran petrolüne el koyması ve İran’ın buna tankerleri hedef alarak karşılık vermesiyle devletlerin tankerler üzerinde doğrudan müdahalede bulunması giderek daha sık görülmeye başladı,  özellikle Körfez bölgesinde belirsizliği artırdı. Sigorta piyasası açısından bu durum alarm niteliğinde. Çünkü risk artık tekil bir olay olmaktan çıkmış, tekrar etme ihtimali yüksek bir model haline gelmişti.

 

Basra Körfezi

Joint War Committee gibi kurumlar bazı bölgeleri yüksek riskli alan olarak işaretledi. Basra Körfezi, Umman Körfezi ve Hürmüz Boğazı gibi kritik geçiş noktaları yüksek riskli alanlar olarak yeniden değerlendirildi ve bu bölgelerde taşımacılık yapan gemiler için uygulanan savaş risk primleri önemli ölçüde (%50) yükseldi.

 

Küresel Enerjinin Politikleşmesi

2023 aynı zamanda Ukrayna savaşının devam ettiği bir dönemdi. Enerji ticareti ticari olmaktan çıkıp politik hale gelmişti ve petrol artık yalnızca bir ürün değil jeopolitik araçtı. Sigorta piyasası da bunu fiyatladı.

 

Gelelim davaya

Önce tarafları tanıyalım

Yük Sahibi: Chevron Corporation

 

Olayın merkezinde yer alan yükün sahibi ABD merkezli küresel bir enerji şirketi olan Chevron, Suudi Arabistan ile Kuveyt arasında yer alan ortak üretim sahasında faaliyet gösteriyor. Taşınan ham petrol bu sahadan üretilmiş ve ABD’ye sevk edilmek üzere yüklenmiş. Yükün İran tarafından boşaltılması nedeniyle asıl maddi kayıp Chevron tarafında oluşmuş ve sigorta talebinde bulunan taraf da Chevron olmuş.

 


Gemi: Advantage Sweet, Gemi Sahibi: Advantage Tankers LLC ve Gemi İşleten / Yönetim Tarafı

Olayın yaşandığı tanker Advantage Sweet Advantage Tankers LLC adlı uluslararası tanker işletmecisine ait. Şirketin Türk denizcilik sektörü ile bağlantılı operasyonel yapısı nedeniyle gemi Türk medyasında sıklıkla “Türk gemisi” olarak anılıyor. Bu nedenle olay Türk denizcilik dünyasını da yakından ilgilendiren bir örnek.

 

Üretici / Kaynak Tarafı

Taşınan petrol klasik anlamda bir satıcıdan satın alınmış bir yük değil. Petrol, Suudi Arabistan ile Kuveyt arasında paylaşılan ortak üretim sahasından çıkarılmıştır ve Chevron bu üretim yapısının bir parçasıdır. Bu nedenle Chevron bu olayda yalnızca taşıtan değil, aynı zamanda üretim zincirinin de bir parçası konumunda- başka bir deyişle klasik anlamda bir satıcıya rücu imkânı bulunmuyor.

 

Sigorta Tarafı

Dava dosyalarında 3 sigorta şirketinin adı belirtiliyor ,

Primary (ana katmanda) Zurich American Insurance Company Liberty Mutual Insurance Company ve Great American Insurance Company

İhtiyari katmanlarda ( excess layers)  Lloyds Sendikaları ve Royal & Sun Alliance Insurance Ltd (RSA) yer alıyor

Özetle bu olay, tartışmanın yalnızca tek bir hasar dosyası değil, küresel sigorta piyasasını ilgilendiren ve piyasanın genel yaklaşımına dair bir sınav niteliği taşıyor.


Bu dosyada tartışılan yalnızca Chevron ile birkaç sigorta şirketi arasındaki bir ihtilaf değil; Londra’dan ABD’ye uzanan çok katmanlı bir sigorta yapısının aynı riski nasıl yorumladığı.

 

Tarafları tanıyınca doğal olarak şu sorular akla gelmeye başlıyor:

 

Mal kimin? Zarar kimin? Sorumluluk kimin? Ve en önemlisi: Bu davada gerçekten kim kimi dava ediyor?

 

Chevron sigortacısına dava açıyor — evet.

Ama burada hikâye bununla bitiyor mu? Chevron gemi sahibine de dönebilir mi?

Gemi işletenin sorumluluğu doğabilir mi?

Sigortacı ödemek zorunda kalırsa, ödediği tutarı başka bir tarafa rücu edebilir mi?

 

Kafanız çorba oldu mu? Yalnız değilsiniz. Çünkü bu tür olaylarda tek bir dava değil, birbirine bağlı bir dava zinciri oluşur.

 

Chevron Ne Diyor?

Chevron’un yaklaşımı farklı. İddiası üç temel noktaya dayanıyor:

Ortada bir zilyetlik kaybı olduğunu (Mal fiziksel olarak ortada olsa bile, sahibi artık o mal üzerinde fiili kontrolünü kullanamıyorsa ortaya çıkan durum) Fiziksel hasar olmamasının sonucu değiştirmeyeceği, geri verilmeyen petrolün tam ekonomik kayıp olduğunu savunuyor. Ayrıca 2023 yılında riskin arttığının bilindiğini ve savaş primlerinin yükseltilmesinin bu riskin sigortacılar tarafından kabul edildiği anlamına geldiğini belirtiyor.  Chevron bu olayın sıradan bir ticari işlem değil bir devlet müdahalesi olduğunu belirterek war risk kapsamına girmesi gerektiğini söylüyor.

Özetle “risk zaten biliniyordu, savaş riski primini de aldın. Paramı ver diyor.”

 

Sigortacılar Ne Diyor?

Sigortacılar olayın bir savaş eylemi olmadığını ve war risk teminatının devreye girmeyeceğini belirttikleri teknik ve net bir cevap veriyorlar. Dayandığı temel yaklaşım bunun  bir savaş saldırısı değil, bir devlet kararıyla yapılan el koyma olduğu ve poliçelerde yer alan “Capture, seizure, arrest, restraint or detainment…gibi ifadelerin “Arrest or detention by government authority…”gibi istisnalarla birlikte değerlendirildiğini söylüyorlar.

Dava bu kelimelerin yorumuna dayanıyor.

 

Sigortacı ödeme yaparsa dosya kapanmaz, rücu yoluna gider. Ancak bu olayda Chevron yalnızca yük sahibi değil, aynı zamanda üretici konumunda olduğu için klasik anlamda bir satıcıya rücu etme imkânı bulunmuyor; çünkü kayıp ticari bir teslim hatasından değil, doğrudan devlet müdahalesinden kaynaklanıyor.

 

Yük Açısından Sigortanın Durumu  

Bu olayın merkezinde yük var. Nakliyat  (Cargo Insurance) Genellikle fiziksel hasarı kapsar, “confiscation veya seizure her zaman otomatik kapsama girmediğinden Bu nedenle çoğu zaman war risk eklenir.

Bu davada tartışmanın düğümlendiği soru bu olay gerçekten war risk midir?

 

Gemi Açısından Sigorta Durumu

Bu olayda gemi geri bırakıldı ve sigorta açısından farklı bir tablo var. Hull & Machinery Fiziksel hasar olmadığı için genellikle devreye girmez. Hull War Risk Detainment durumlarında gündeme gelebilir. Ama gemi geri verildiği için Total loss oluşmadı. Loss of Hire kritik olabilir,  çünkü gemi çalışamadığı süre boyunca gelir kaybı oluşur ve çoğu zaman en büyük zarar burada oluşur.

 

Gemi Sahipleri ve Gemi İşleten (Operator) Açısından Sigorta

Gemide fiziksel bir hasar oluşmadığı varsayımı ile gövde ve makine sigortaları açısından bir hasar görünmemekte ancak. Hull War Risk poliçesi teorik olarak devreye girebilecek gibi. Ancak gemi geri verildiği için total loss oluşmadığından detention süreleri ve bekleme zararları tartışma konusu olabilir. Bu olayda gemi tarafı için en kritik poliçe büyük ihtimalle Gemi çalışamadığında, charter gelirleri durduğunda günlük kazanç kaybedildiğinde devreye giren  Loss of Hire ( Kira Kaybı LOH) olacaktır. Ancak Hürmüz: Faturası Dünyaya Kesilen Kriz yazımdan da hatırlayacaksınız LoH teminatı ancak savaş teminatı alınırken dahil edilmişse devreye girebiliyor.

  

Denizcilik sektöründe gemi sahibi ile gemiyi işleten taraf çoğu zaman farklıdır. Bu olayda da geminin operasyonel yönetiminin Türk bağlantılı bir yapı üzerinden yürütüldüğü bilinmektedir. Bu nedenle olay boyunca geminin operasyonel yönetimi ve mürettebat organizasyonu ayrı bir teknik sorumluluk alanı oluşturuyor


Bu dava doğrudan yük sigortasını ilgilendiriyor gibi görünse de, ortaya çıkacak yorumlar gemi sahipleri için de ciddi sonuçlar doğurabilir. Eğer mahkeme devlet müdahalesini geniş yorumlarsa, sigortacılar: seizure , detention, confiscation tanımlarını daha dar hale getirebilir.  War risk primleri artar ve bu gemi sahiplerinin maliyetlerini doğrudan etkiler. Bu olay, gemi batmasa bile uzun süreli tutulmanın ciddi gelir kayıpları yaratabileceğini ve Loss of Hire poliçelerinin artık kritik bir güvence haline geldiğini gösteriyor.


Peki Chevron veya sigortacılar gemi sahibi veya işletene karşı da talepte bulunabilir mi? Yanlış rota seçimi, riskli bölgeye girme kararı veya operasyonel ihmal gibi unsurlar varsa sorumluluk zinciri genişleyebilir; ancak çoğu durumda devlet müdahalesi force majeure sayıldığından rücunun gemi sahibine doğrudan dönmesi mümkün görünmese de  tamamen ihtimal dışı değil.


Bu durum gemi sahipleri ve işletenleri için riskin artık yalnızca fırtınadan değil, kararlardan doğduğunu kanıtlıyor.

 


Mesele Para mı? Hayır — Emsal

Bu dosyada söz konusu petrolün değeri 57 milyon dolar. Ama gerçek mesele bu rakam değil.

Chevron gibi bir şirket için:57 milyon dolar büyük ama yönetilebilir bir kayıptır.

Chevron’un küresel ölçekte günlük üretimi milyonlarca varil seviyesinde davaya konu tutar neredeyse tek bir tanker yüküne karşılık geliyor.

Chevron açısından bu dava 57 milyon doları kazanmak için değil, gelecekte oluşabilecek milyarlarca dolarlık risklerin sınırını belirlemek için yürütülüyor.

Ama sigorta sektörü için mesele farklıdır. Çünkü burada devreye giren çok önemli bir kavram var; 


Floodgate Risk — Baraj Kapağı Açılırsa

Sigortacılar bir dosyaya bakarken sadece o hasarı düşünmez. Bu karar başka dosyaları tetikler mi? Sorusu akıllardadır.

Tek bir dava kazanılırsa, benzer yüzlerce dava açılabilir. Buna floodgate risk deniyor.

Eğer mahkeme bu olayda devlet el koymasını war risk sayarsa benzer dosyalar yeniden gündeme gelir, açık ihtilaflar güçlenir, yeni talepler artar. Yani sigortacıların endişesi 57 milyon dolar değil, arkasından gelebilecek milyarlar.

 

Kararların retroaktif etkisi de sorgulanır. Sigortacıların asıl korkusu ödeyecekleri ilk dosya değil, onun açacağı yüzlerce yeni dosyadır. Otomatikman olmasa da karar , hâlâ açık olan talepler , zamanaşımı dolmamış olaylar ve devam eden ihtilafların dosyalarını tetikleyebilir.

 

Asıl Tartışma: War Risk Klozları Yeterince Net mi?

Bugünün dünyasında riskler değişti. Ama poliçelerde kullanılan bazı kavramlar hâlâ eski dünyanın kavramları. Örneğin war, hostile act, seizure, confiscation kavramlarının sınırları her zaman net değil ve  gri alanlar yaratıyor.

Bugün riskler politik, hukuki ve ekonomik unsurların birleşiminden oluşuyor. 

Ancak poliçe dili çoğu zaman bu karmaşıklığı yakalayamadığında yorum alanı büyüyor ve mahkeme kararlarının önemi artıyor.

 

Sigorta açısından en büyük risk bazen hasarın kendisi değildir. Bazı kararların etkisi tek bir hasarın çok ötesine geçer. Çünkü sigorta sistemi yalnızca ödenen hasarlarla değil, verilen kararların yarattığı beklentilerle şekillenir. Eğer bir yorum genişlerse, teminat genişler. Teminat genişlerse risk büyür, prim artar, kapasite daralır hatta bazı riskler tamamen sigortalanamaz hale gelir.

Sigortacılar bazen bir hasarı ödemekten değil, o hasarın yaratacağı yeni beklentiler zincirinden çekinir. 

 

Bu davada tartışma soyut bir kavram üzerine değil, poliçede yer alan birkaç kelimenin yorumuna dayanıyor: ‘capture’, ‘seizure’, ‘detainment’ ve ‘warlike operations’.

  

Sigorta hukukunda teminat kadar istisnalar da belirleyicidir. Bu davada sigortacıların savunması, birkaç temel istisna etrafında şekilleniyor: devlet kararıyla yapılan el koymaların war risk sayılmaması, fiziksel bir hasarın oluşmamış olması ve ortaya çıkan kaybın ekonomik sonuçlardan ibaret olduğu iddiası. Aynı kelimeler, bir taraf için teminat anlamına gelirken diğer taraf için istisna anlamına dönüşebiliyor.

 

Bu yazıda sık geçen bazı teknik terimler için yazının sonunda mini sözlük bulacaksınız, çünkü bazen tartışma hasarın kendisinden değil, kullanılan kelimelerin anlamından doğar

En sık kullanılan war klozları ve istisnalardan örnekleri de yine yazının sonunda bulabilirsiniz.

 

Yük ve Gemi Sahiplerine Bir Not

Bu dosya bir hasarın değil, bir yorumun davası.

Bu dava risklerin artık sadece fiziksel değil  bir devlet kararıyla yüklerin kaybolup gemileri tutulabileceğini gösteren bir uyarı niteliğinde. Bu da tüm ticaret hayatını kesintiye uğratabilir.

 

Bu nedenle en kritik soru artık şu: 

Poliçeniz gerçekten neyi kapsıyor?

Ve belki daha önemlisi:

Neyi kapsamıyor?

War risk var mı? Confiscation açık mı yazılmış? Political risk düşünülmüş mü?

Bu sorular artık teknik değil. Stratejik.

 

Gemi batmadan, yük yanmadan da milyonlarca dolarlık bir zarar olabiliyor

Çünkü modern dünyada risk artık yalnızca fiziksel değil Politik, hukuki ve yoruma açık.

 

Bu bir hasar tartışması değil, bir kelime tartışması. 

 

İran’ın yaptığı şey “seizure” mı, yoksa “government action” mı? Bu olay “warlike operation” sayılır mı?

Bu olay gerçekten war risk mi, yoksa political risk mi? “Political risk ile war risk arasındaki gri alanın tam ortasında”

 

Bu soruların cevabı 57 milyon doların kaderini belirleyecek, ancak

Sigortada bazen en büyük risk hasarın kendisi değil, o hasarın emsal haline gelmesidir.

Ve her zamanki gibi:

Aynı risk, farklı taraflar için farklı sigorta hikâyeleri yaratır.

 

Bugün dünya artık birbirine bağlı bir sistem. İki ülke, iki şirket ya da iki taraf arasında yaşanan bir olay artık yalnızca o tarafları ilgilendirmiyor; etkileri hızla sınırların ötesine taşarak küresel piyasaları, sigorta sistemlerini ve ticaret akışlarını etkileyebiliyor. Bu nedenle münferit gibi görünen olayların yarattığı sonuçlar giderek daha karmaşık ve daha gergin bir ortamı besliyor. Ülkelerin çıkarları, güç dengeleri ve stratejik hamleleri iç içe geçtikçe dünya yalnızca politik olarak değil, ticari ve finansal açıdan da daha zor bir yer haline geliyor. Böyle dönemlerde aklıma hep büyük Atatürk’ün o veciz sözü geliyor: “Yurtta sulh, cihanda sulh.” Çünkü barış yalnızca siyasi bir hedef değil; ticaretin, sigortanın ve küresel güvenin de en güçlü teminatı.


Bu yazıyı kaleme alırken bir hukukçu ya da deniz sigorta hukuku uzmanı iddiasıyla yazmadığımı özellikle belirtmek isterim. Marine sigortaları son derece teknik ve çok katmanlı bir alan; bu nedenle konunun deniz sigorta hukuku uzmanları veya bu branşta derinleşmiş brokerler tarafından farklı açılardan yorumlanması mümkün. Amacım karmaşık bir olayın genel çerçevesini ortaya koymak ve tartışmanın ana hatlarını görünür kılmak.

 

Bu dava 57 milyon doların kaderinden çok, benzer yüzlerce olayın nasıl yorumlanacağını belirleyebilecek bir eşik niteliği taşıyor. Verilecek karar bu nedenle yalnızca bir poliçenin sınırlarını değil, sigortaya duyulan güvenin dayanıklılığını da sınayan bir test olacak.


 

 

Mini Sözlük- Yazıda Geçen Temel Sigorta ve Denizcilik Terimleri

 

War Risk (Savaş Riski) Savaş, iç savaş, devlet müdahalesi, el koyma veya savaş benzeri olaylardan doğan zararları kapsayan özel sigorta teminatıdır. Standart cargo poliçelerine genellikle ek olarak alınır. 

Seizure (El Koyma) Bir malın devlet veya yetkili bir güç tarafından zorla alınması veya kontrol altına alınması durumudur. Bu olayda İran’ın petrole el koyması bu kavram kapsamında tartışılmaktadır. 

Capture (Ele Geçirme) Bir malın veya geminin zorla ele geçirilmesi anlamına gelir. Genellikle askeri veya savaş benzeri durumlarla ilişkilendirilir.

Detainment / Detention (Alıkonulma)Bir gemi veya yükün belirli bir süre hareket etmesine izin verilmeden tutulmasıdır. Fiziksel zarar olmasa bile ekonomik kayıplara yol açabilir.

Confiscation (Müsadere) Devlet tarafından bir malın mülkiyetine zorla el konulmasıdır. Çoğu zaman geri dönüşü olmayan kayıplar yaratır.

Warlike Operations (Savaş Benzeri Operasyonlar) Resmi bir savaş ilanı olmasa bile, savaş niteliği taşıyan askeri veya politik müdahaleleri ifade eder. Bu davada en çok tartışılan kavramlardan biridir.

Government Action (Devlet Müdahalesi) Bir devletin veya kamu otoritesinin verdiği karar sonucu yapılan müdahaleleri ifade eder. Sigortacılar çoğu zaman bu tür müdahalelerin war risk kapsamında olmadığını savunur.

Hostile Act (Düşmanca Eylem) Bir devlet, silahlı grup veya otorite tarafından gerçekleştirilen, zarar verme amacı taşıyan veya düşmanca nitelikte kabul edilen eylemleri ifade eder. Bu eylemler resmi bir savaş ilanı olmasa bile savaş benzeri riskler kapsamında değerlendirilebilir. Özellikle el koyma, alıkoyma veya ticari faaliyetleri engelleyici müdahaleler bazı durumlarda hostile act olarak yorumlanabilir. War risk teminatlarının devreye girip girmeyeceği çoğu zaman bu eylemin hostile act sayılıp sayılmayacağına bağlıdır.

Hostile Intent (Düşmanca Niyet) Bir eylemin doğrudan fiziksel zarar vermese bile düşmanca bir amaç taşıyıp taşımadığını ifade eder. Sigorta yorumlarında bir olayın hostile act sayılabilmesi için çoğu zaman hostile intent unsuru aranır.

Force Majeure (Mücbir Sebep) Tarafların kontrolü dışında gelişen ve önlenemeyen olaylar nedeniyle sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilememesi durumudur. Devlet müdahaleleri çoğu zaman bu kapsamda değerlendirilir.

 Cargo Insurance (Nakliyat Sigortası)Taşınan yükün fiziksel zarar görmesi halinde devreye giren sigorta türüdür. Ancak el koyma gibi politik riskler her zaman otomatik olarak kapsama girmez.

Hull & Machinery (H&M) (Gövde ve Makine Sigortası) Geminin fiziksel yapısını ve makinelerini koruyan sigorta türüdür. Bu olayda gemi zarar görmediği için bu sigorta büyük ölçüde devreye girmemiştir.

Hull War Risk (Gemi Savaş Riski Sigortası) Geminin savaş veya devlet müdahalesi nedeniyle zarar görmesi veya tutulması durumunda devreye girebilecek özel teminattır.

Loss of Hire — LOH (Kira Kaybı Sigortası) Geminin çalışamadığı süre boyunca oluşan gelir kayıplarını karşılayan sigorta türüdür. Bu olayda gemi tarafı için en kritik teminatlardan biri.

Constructive Total Loss — CTL (Fiili Olmayan Tam Ziya)Sigortalı mal fiziksel olarak tamamen yok olmasa bile, kullanım veya kontrol hakkının kaybedilmesi durumunda tam kayıp sayılmasıdır.

Possession / Deprivation of Possession (Zilyetlik Kaybı)Bir malın mülkiyeti devam etse bile, fiili kontrolünün kaybedilmesi durumudur. Chevron’un temel iddialarından biri bu kavrama dayanır. 

Primary Insurer (Ana Sigortacı) Sigorta poliçesinin ilk katmanında yer alan ve ilk zararı karşılamakla yükümlü olan sigorta şirketidir.

Excess Layer (Üst Katman Sigortası- İhtiyari) Belirli bir tutarın üzerindeki zararları karşılayan ek sigorta katmanıdır. Büyük risklerde birden fazla sigortacı bu katmanlarda yer alır.

Lloyd’s Syndicate (Lloyd’s Sendikası) Lloyd's of London bünyesinde faaliyet gösteren ve riskleri paylaşan bağımsız sigorta gruplarıdır.

Subrogation (Rücu) Sigortacının ödeme yaptıktan sonra zarardan sorumlu olabilecek üçüncü taraflara dönerek ödediği tutarı geri isteme hakkıdır.

Floodgate Risk (Baraj Kapağı Riski) Bir davada verilen kararın benzer çok sayıda yeni davayı tetikleme ihtimalini ifade eden kavramdır. Sigortacılar açısından en kritik stratejik risklerden biridir.

 

KLOZLAR


CAPTURE, SEIZURE, ARREST, RESTRAINT OR DETAINMENT 

This insurance covers loss of or damage to the subject-matter insured caused by capture, seizure, arrest, restraint or detainment, and the consequences thereof / Bu sigorta, sigortalı malın ele geçirilmesi, el konulması, tutuklanması, kısıtlanması veya alıkonulması ve bunların sonuçları nedeniyle oluşan kayıpları kapsar.

 

WAR AND WARLIKE OPERATIONS

This insurance covers loss caused by war, civil war, revolution, rebellion, insurrection, or warlike operations/ bu sigorta, savaş, iç savaş, devrim, isyan, ayaklanma veya savaş benzeri operasyonlar nedeniyle oluşan kayıpları kapsar.

 

CONFISCATION, NATIONALISATION OR EXPROPRIATION

This insurance covers loss caused by confiscation, nationalisation or expropriation./ Bu sigorta, müsadere, kamulaştırma veya zorla mülkiyet devri sonucu oluşan kayıpları kapsar.

 

ARREST OR DETENTION BY GOVERNMENT AUTHORITY (EXCLUSION)

This insurance excludes loss caused by arrest or detention by order of any government or public authority, except where such loss is covered under war risks./ Devlet veya kamu otoritesi kararıyla yapılan tutma veya el koymalar, war risk kapsamına açıkça girmediği sürece teminat dışıdır.

 

CONSTRUCTIVE TOTAL LOSS (DEPRIVATION OF POSSESSION) 

A loss shall be deemed to be a constructive total loss where the assured is deprived of possession of the subject-matter insured./Sigortalı malın zilyetliğinin kaybedilmesi durumunda kayıp, fiilen yok olmasa bile tam ziya (constructive total loss) olarak değerlendirilebilir.

 

CONSEQUENCES OF HOSTILE OR WARLIKE ACTION

This insurance covers loss or damage caused by hostile or warlike action in time of peace or war./Bu sigorta, barış veya savaş zamanında gerçekleşen düşmanca veya savaş benzeri eylemler sonucu oluşan kayıpları kapsar.

 

STRIKES, RIOTS AND CIVIL COMMOTIONS  

This insurance covers loss caused by strikers, locked-out workmen, persons taking part in labour disturbances, riots or civil commotions/ Bu sigorta, grev, işçi eylemleri, toplumsal olaylar veya ayaklanmalar nedeniyle oluşan kayıpları kapsar.

 

İSTİSNALAR


DELAY EXCLUSION  

This insurance does not cover loss, damage or expense caused by delay, even though the delay be caused by a risk insured against./Gecikmeden kaynaklanan zararlar, gecikmeye neden olan olay teminat kapsamında olsa bile sigorta kapsamı dışındadır.

 

LOSS OF MARKET EXCLUSION

This insurance does not cover loss of market or any consequential loss./ Piyasa kaybı veya dolaylı zararlar teminat kapsamı dışındadır.

 

ORDINARY COURSE OF GOVERNMENT ACTION

This insurance excludes loss caused by arrest, restraint or detention by order of any government or public authority, except where such loss arises from war risks./ Devlet veya kamu otoritesi tarafından verilen tutma veya el koyma kararları, açıkça war risk kapsamında sayılmadıkça teminat dışındadır

 

WILFUL MISCONDUCT OF THE ASSURED

This insurance does not cover loss caused by wilful misconduct of the assured./ Sigortalının kasıtlı davranışları sonucu oluşan zararlar teminat dışıdır.

 

UNLAWFUL TRADE / SANCTIONS EXCLUSION

This insurance excludes loss arising from unlawful trade or trade in violation of any sanctions, prohibition or restriction./Yaptırımları ihlal eden veya hukuka aykırı ticaret faaliyetlerinden doğan zararlar teminat dışıdır.

 

FREE OF CAPTURE AND SEIZURE (F.C.&S.) EXCLUSION

(Bazı cargo poliçelerinde bulunur)

Warranted free from capture, seizure, arrest, restraint or detainment and the consequences thereof./Ele geçirilme, el koyma, tutuklama veya alıkonulma ve bunların sonuçları teminat dışıdır.

 

INSUFFICIENT WARLIKE CHARACTER ARGUMENT (Standart wording değil ama hukuki yorum) Olay bir "war" veya "warlike operation" değildir.

 

 

 

 

 

Yorumlar


bottom of page