top of page

SİGORTA EKSPERLİĞİ SİSTEMİNDE YAPISAL DÖNÜŞÜM

Sıralı Atama Modeli: Standartlaşma ile Uzmanlık Arasında Yeni Bir Denge



Sigorta ekosisteminin en kritik halkalarından biri eksperlik.

Sistemin test edildiği sahne hasardır. Sigorta eksperleri yalnızca hasar tespiti yapmaz, aynı zamanda tarafların haklarını gözeten; sigortalı ile sigortacı arasındaki güven köprüsünün kurucusu, tekniğin temsilcisi ve sistemin adaletini taşıyan çok önemli bir rol üstlenirler.


12 Şubat 2026 tarihli Resmi Gazetede duyurulan ‘Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği Değişikliği' yalnızca teknik bir düzenleme değil; hasar ekosisteminin işleyişine dair önemli bir dönüşümün başlangıcı olarak okunmalı.


Değişikliğin getirdiği en kritik yeniliklerden biri sıralı eksper atama sisteminin zorunlu olması.

1 Nisan 2026’ itibariyle yürürlüğe girecek olan yönetmeliğin amacı, eksperlik faaliyetinin sektöre güveni artıracak şekilde sürdürülmesi ve tarafların hak ve menfaatlerinin korunması olarak tanımlanıyor.


Neden İhtiyaç Duyuldu?

Aynı eksperlerin sürekli atanması tartışmaları, iş dağılımında dengesizlik algısı, değer kaybı dosyalarında ciddi artış, raporlar arasında farklı sonuçlar, servis–eksper–hukuk zincirlerine dair tartışmalar ve en önemlisi: sisteme olan güvenin zaman zaman sorgulandığı, uzun süredir sahada konuşulan bazı başlıklar vardı.


Eski sistem elbette kontrolsüz değildi. Sigorta şirketleri hasar yönetim prosedürleri, tanımlı performans kriterleri (rapor süresi, maliyet doğruluğu, şikayet, teknik doğruluk) ve kalite kontrol mekanizmaları aracılığıyla eksper faaliyetlerini düzenli olarak izliyor ve değerlendiriyordu. Ancak daha çok tercih ve ilişki bazlı ilerleyen bir yapı mevcuttu ve teknik uyum, güven ilişkisi ve deneyime dayanan tercihler bazen algı sorunu doğurabiliyordu. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) açılan dosyaları kaydediyor, eksper atamalarını izliyor ve rapor verilerini topluyordu ve bu sayede hasar sıklıkları, eksper yoğunlukları ve dosya büyüklükleri izlenebiliyordu. Ancak bu aktif bir dağıtım sisteminden çok kayıt sistemiydi.


SEDDK’nin 17 Şubat 2026 tarihli basın duyurusunda trafik kazaları sonrasında kaza bilgilerini hukuka aykırı yollarla edinip hasar takibi yapan yapılar nedeniyle sürecin olağan akışının bozulduğu, sisteme güvenin zedelendiği ve vatandaş mağduriyetlerinin oluştuğu belirtiliyor. Aynı duyuru değer kaybının da maddi hasarla eşzamanlı hesaplanacağını belirtiyor. Yani değişiklik ihtiyacı sadece idari düzen değil; hasar istismarı, yönlendirme, parçalı süreçler ve gerçek zarar ilkesinden uzaklaşma endişesinden de geliyor.


Yönetmelikle beraber ;

Trafik sigortasında eksper atanacaksa atama EKSİST üzerinden sıralı yapılıyor; trafikte belirli limitler çerçevesinde eksper zorunlu hale geliyor; değer kaybı aynı raporda gerçek zarar ilkesiyle hesaplanıyor; kaskoda ağır hasar ve tam hasarda da sıralı atama zorunlu tutuluyor. Ayrıca itiraz halinde ikinci eksper ve ardından hakem eksper mekanizması kuruluyor. Sıralı atamalarda performans değerlendirmesi, coğrafi sınıflandırma, branş, alt uzmanlık ve iş dağılımı gibi objektif kriterler öngörülüyor.


Bugün için uygulama trafik sigortasında, kasko ağır hasar ve pert süreçlerinde zorunlu hale geliyor.1 Nisan itibariyle Bursa ve Ordu’da 3 aylık pilot uygulama yapılacak, bu esnada diğer illerde eski yönetmelik hükümleri uygulanmaya devam edecek. Şu an daha çok beklentiler, hazırlıklar ve kaygılar konuşuluyor, sahada yaşanacakları ve gerçek performans verisi için pilot dönemin ilk sonuçlarını beklemek gerekecek.


“Sigorta bir poliçe değil, bir sistemdir.”


Hasar ekonomisi büyüdükçe, kontrol ihtiyacı da büyüyor. “Hasar ekosistemi” bakışıyla düşünürsek bu yönetmelik tam da sistemin hasar ayağını yeniden düzenleyen bir müdahale. Sistem yalnızca eksper ataması değil aslında; "hasarın kim tarafından yönetileceğini" belirliyor. Bu dikkat çekici bir zihniyet değişimi


Türkiye’de kaç eksper var? Branşlara göre dağılım ne?


SEDDK’nin 2025 Ocak-Haziran raporuna göre 30.06.2025 itibarıyla Türkiye’de 2.095 eksper faaliyet gösteriyor. Ayrıca 4.147 tarım eksperi var. Kamuya açık, tek bir resmi kaynakta güncel branş bazlı dağılım tablosuna ulaşamadım. TOBB/SEİK yapısında oto, yangın, mühendislik, nakliyat-emtia gibi branşlaşmalar ifade edilse de motor eksperi şu kadar, yangın şu kadar” şeklinde teyitli, güncel bir resmi tabloya ulaşamadım. (tobbseik.org.tr)


Türkiye’de eksper lisansları branş bazlı verilyor birçok eksper birden fazla branşta yetkili olabilir. Ek branş sayımı değil, lisans yoğunluğu üzerinden güncel sektör derlemelerine göre yaklaşık dağılım:


2095 eksperin %60’ına yakının motorlu araçlar alanında olduğunu söyleyebiliriz. Motorlu araçlarda tartışmalı hasar alanları, yoğun itiraz alan dosyalar sistemleştirmek için çok daha uygun alanlar.



İş yüküne bakmakta da fayda var, Dosya yoğunluğuna bakıldığında yine aynı yaklaşımla tablo;


Bu düzenleme, başta değer kaybı, ağır hasarlar ve onarım kararlarına getireceği dengeyle hasar ekonomisini etkiler. SBM üzerinden daha fazla veri daha güçlü analizler yapılmasına olanak sağlar- hatta bu çok uzun olmayan bir vadede tarifelere bile yansıyabilir. Aynı zamanda “İlişki bazlı yapıdan sistem bazlı yapıya geçiş” anlamına geliyor.


Her geçiş sancılı olur. Hasar yönetimi sigortanın kalbidir ve bu düzenleme doğrudan kalbe müdahale ediyor. Teknikten çok ekosistem tartışması yaratan değişime dair sektör basınında üç ana eksen öne çıkıyor.



Birincisi, düzenlemenin uzun süredir ihtiyaç duyulan sistematik çerçeveyi kurduğu ve hasar süreçlerinde şeffaflığı artırabileceği görüşü. İkincisi, itiraz-hakem eksper zincirinin özellikle değer kaybı ve ağır hasar alanında yeni bir dönem açacağı tespiti. Üçüncüsü ise performans bazlı puanlama ve dağıtımın eksper bağımsızlığını dolaylı olarak baskılayıp baskılamayacağı sorusu. Sigorta Medya’daki değerlendirmeler bu üç başlığı özellikle öne çıkarıyor; Sigorta Dünyası ve diğer sektör yayınları da motor dışı branşlara yayılma yetkisini kritik bir eşik olarak görüyor. (Sigorta Medya)


Yeri gelmişken - Peki ya diğer branşlar?

Bugün zorunlu ve açık düzenleme esas olarak motorlu araç sigortalarında. Motor dışı sigortalarda eksper atama süreci, kriterleri, iş kabulü ve rapor şablonu gibi hususların Kurum tarafından belirleneceği yazıyor; yani kapı açık


Diğer branşlarda sıralı eksper atanmasının yolu hukuken açık olsa da, hemen ve aynı modelle mi? Bence hayır.


İş yükü ve dosya yoğunluğundaki verilere bakarak standart, yüksek frekanslı, tekrar eden motor dosyalarında sıralı atama daha az yönlendirme, daha çok kayıt, daha net itiraz yolu ile sigortalı lehine çalışabilir: Ama her hasar trafik kasko dosyası gibi olmadığı gibi eksper varlığı” ile “Eksper ihtiyacı” aynı şey değil. Ürün sorumluluk, endüstriyel yangın, mühendislik, enerji, geri çağırma, siber, nakliyat, sorumluluk gibi dosyalarda doğru eksper seçimi çoğu zaman poliçe kadar kritik. Bazı branşlarda eksper seçimi yalnızca teknik değil; savunma stratejisi, reasürans güveni ve tazminat maliyeti sorunlarını yönetmenin stratejik bir adımı.


TSB’nin 2024 Sektör Raporu, yangın, nakliyat ve mühendislik gibi oto dışı branşlarda tek tip eksper raporu ihtiyacı için çalışma yapıldığını; bu branşların otoya kıyasla çok daha fazla detay içerdiğini ve akışların farklılaştığını söylüyor. Bu çok önemli bir tespit. Sistem motor dışına yayılmak isterse önce veri standardı, sonra rapor standardı, sonra atama mantığı gerekecek. Aksi halde motor mantığı özel risklere kopyalanmış olur bu da sistem ve sigortalı açısından daha karmaşık sorunlara yol açar, hatta uzmanlık seçimini zayıflatmaya kadar varabilir.


Bence sonrasında en olası aday dosya sayısı ve standartlaşma ihtiyacı nedeniyle konut yangın branşı olabilir. Özellikle deprem, sel gibi afetler gibi olaylardan sonra eksper atamalarında yaşanan yoğunluk, bu branşı doğal aday yapıyor. Hatta bu alanın sistemleşmesi, afet yönetimi açısından bile kritik olabilir.

Ancak iş durması (BI) hasarları, sorumluluk hasarları, büyük endüstriyel hasarlar gibi teknik dosyalarda kısa vadede zor. Bir rafineri yangını, enerji santrali hasarı, büyük mühendislik hasarı sıra mantığıyla çalışmaz. Çok özel uzmanlık gerektiren bu dosyalarda eksper seçiminde teknik uyumluluk birinci koşul ve ve global yönlendirmeler mevcut.


Global master programlar, uluslararası riskler, proje finansmanlı poliçeler, enerji, mühendislik, havacılık, nakliyat gibi branşlarda poliçe wording içinde genellikle de küresel çalışan ve yabancı firmalar olan tanımlı eksperler bulunur. Bu bir tercihten çok reasürans ve global program uyumu gereği olan program tasarımının bir parçasıdır ve fronting yapılarında, koasüranslı yapılarda eksper seçimi reasürör güveni ile doğrudan bağlantılıdır.


Yönetmelikte global master programlar, fronting yapıları, wording içinde tanımlı eksperler veya reasürörce kabul edilmiş uzmanlar için mevcut metinde açık bir istisna yer almıyor. Motor dışı sigortalar için usul ve esasların sonradan belirlenmesi öngörülüyor; bu bir gri alan


Eğer bir gün sıralı mantık motor dışı büyük ticari risklere genişletilirse, global uyum, aynı metodolojiyle raporlama, reasürör güveni ve uluslararası hasar yönetimi ile çatışma doğabilir. Bu özelliği ile sıralı atama brokerlar, uluslararası reasürörlerle çalışan şirketler ve risk yöneticileri için de bir gündem.


Bugünkü değişim sadece Türkiye’ye özgü bir süreç değil, dünyada da benzer dönüşümler yaşanmış. Dünyada ülkeler önemli soruyu sormuşlar ;

“Standartlaşma mı önemli, uzman seçimi mi?”


Motor gibi yüksek frekanslı branşlarda standartlaşma daha önemli ama diğerlerinde uzmanlık daha önemli.


İngiltere sistemi, dünyada en olgun yapılardan biri. “Uzmanlık var ama havuz geniş”. İngiltere de eksperlik tek tip değil, Chartered Institute of Loss Adjusters (CILA) üzerinden Loss Adjuster (genel hasar);Specialist Adjuster (uzman hasar), Forensic Engineer, Liability Specialist , Major Loss Adjuster panelleri var. Sigorta şirketleri önceden tanımlı uzman havuzundan faydalanıyor. Mesela bir ürün sorumluluk hasarında paneldeki sorumluluk uzmanlarından biri rastgele değil, uzmanlık uyumuna göre atanıyor. CILA sertifikası herkese açık ve uzmanlık yıllarla kazanılıyor. Bu sayede adaletsizlik engelleniyor ve geniş havuz sayesinde uzmanlaşma elitizm yaratmıyor.


Almanya modeli katı sertifikasyon ve branş disiplinleri içeren çok sistematik bir model. “Sachverständiger” adı verilen TÜV ve DEKRA üzerinden makine, elektrik, inşaat, yangın, sorumluluk gibi konularda sertifika sahibi olan bağımsız eksperler doğrudan ilgili sigorta branşında uzmana yönlendiriyor. Oldukça zor ancak şeffaf olan sertifikasyon aynı zamanda sürekli denetliyor. Almanya da uzmanlık ayrıcalık olmasının ötesinde bir yükümlülük.


Teknoloji ve uzmanlığı harmanlamış Singapur modelini ilginç kılan "küçük pazar+ yüksek teknoloji" kombinasyonu. Monetary Authority of Singapore (MAS) tarafından lisans verilen sigorta eksperliğinde panel sistemi ve uzmanlık kategorileri var. Dijital dosya yönetiminde tam otomatik sıra sistemi yerine uzmanlık uyumu önceliklendirilmiş. Singapur teknoloji ile izleme, performans takibi ve eğitim zorunluluğu ile modern ve dengeli bir sistem kurmuş.


Devasa bir Pazar olan Çin’de eksper ataması merkezi kontrol ile farklı bir görünümde. Çok büyük ekspertiz şirketleri olan devlet etkisi yüksek piyasada bölgesel uzmanlaşma yaygın. Özellikle büyük hasarlar kurumsal eksper şirketler tarafından yürütülüyor. Mesela bir fabrika yangınında tek kişi değil bölgesel uzman ekip atanıyor. Şirket bazlı kapasite ve merkezi kontrolü tercih eden Çin modelinde bireysel eksper modeli oldukça sınırlı.


Türkiye riskleri açısında önemli bir tedarikçi olan Dubai’ye de bakalım . Global program uyumu” öncelikli Dubai'de Uluslararası eksper firmaları oldukça aktif. Dubai Financial Services Authority (DFSA) lisanslı bu şirketlerin poliçelerde tanımlı olması bir piyasa pratiği. Burada da panel sistemi var. Uzmanlığı korumayı sağlayan açık bir sistem ve uluslararası rekabet dikkat çekiyor.


Özetle olgun marketlerde tam otomatik sıralı sistem yok. Ama panel sistemi, uzman havuzu ve etkili denetimin olduğu ortak üçlü yapı dikkat çekiyor.


Ülkemizde motor dışı branşlarda eksper atamasında sıra değil, uzman havuzu ile eksper ataması en adil çözüm olacak gibi görünüyor.


Bugün geldiğimiz noktada sıralı atama sistemleri, şeffaflık ve iş dağılımında adalet beklentilerine cevap verme potansiyeli taşırken; branşlaşma ve uzmanlaşma ihtiyacı da kaçınılmaz bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor.


Adalet ve uzmanlık doğru tasarlandığında birbirini tamamlayan unsurlardır. Dünyadaki örnekler, bu dengenin ancak geniş uzman havuzları, açık sertifikasyon yolları ve güçlü veri altyapılarıyla kurulabildiğini gösteriyor.


Bu düzenlemeyi incelerden gözden kaçmaması gereken önemli bir gerçek var: “Sigorta şirketleri her hasarda eksper kullanmak zorunda değildir”. Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği’nin 5 ve 6’ncı maddeleri, eksper atanmasının bir zorunluluk değil, ihtiyaç ve hasarın niteliğine bağlı bir karar olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Nitekim sigorta şirketlerinin pek çok hasar dosyasını kendi bünyesinde sonuçlandırdığı biliniyor. Yeni yönetmelikte de belirtilen motor branşında tam hasar tespitleri gibi -eksper kullanımı zorunlu hale getirildi. Bu ayrım, sıralı eksper atama sisteminin kapsamını doğru anlamak açısından kritik bir eşik oluşturuyor. Çünkü tartışılan konu yalnızca eksperin nasıl atanacağı değil, hangi hasarlarda gerçekten gerekli olduğudur.



Peki teknoloji bu tabloyu zaten değiştirmeye başlamadı mı ?


Son yıllarda hasar yönetiminde yaşanan bir başka sessiz ama güçlü dönüşüm daha var: yapay zekâ destekli ekspertiz yatırımları. Özellikle motor branşında fotoğraf bazlı hasar tespiti, uzaktan ekspertiz uygulamaları ve otomatik maliyet tahmin sistemleri artık yalnızca teknoloji fuarlarında anlatılan projeler değil; günlük operasyonun parçası haline gelmeye başladı. Küçük ve orta ölçekli hasarlarda, araç sahibinin mobil uygulama üzerinden gönderdiği birkaç fotoğrafın saniyeler içinde analiz edilmesi ve yaklaşık onarım maliyetinin hesaplanması artık mümkün. Bu gelişmelerin amacı yalnızca hız kazanmak değil; aynı zamanda artan hasar adetleri karşısında sistemi sürdürülebilir kılmak. Çünkü motor branşı, doğası gereği yüksek adetli ve tekrar eden hasar yapısı ile teknolojinin en hızlı uygulanabildiği alan.


Ancak bu tabloya yalnızca “eksperin yerini teknoloji alacak” gibi yüzeysel yaklaşmak eksik olur. Büyük ve karmaşık hasarlarda yorum gücü, saha tecrübesi ve teknik sezgi hâlâ insan aklının alanında.


Olası sonuç eksperliğin ortadan kalkması değil; rolünün yeniden tanımlanması. Rutin hasarların giderek otomasyona kaydığı bir dünyada eksperlerin daha az sayıda ama daha yüksek uzmanlıkla devreye girdiği bir yapı oluşabilir. Belki de yakında tartışılması gereken “Yarın motor branşında eksper, dosyaya ilk bakan kişi olmaya devam edecek mi; yoksa ilk değerlendirmeyi artık algoritmalar yaparken eksper daha stratejik bir rol üstlenen ikinci göz mü olacak?” sorusu olacak. Bu sorunun cevabı, yalnızca teknolojinin değil, mesleğin geleceğini de şekillendirecek.


Türkiye’de atılan adımların, sistemin daha şeffaf ve güvenilir hale gelmesi yönünde önemli bir irade ortaya koyduğu açık. Güçlü bir sigorta sistemi yalnızca doğru mevzuatla değil, doğru insanları doğru yerde konumlandırabilen bir ekosistemle mümkün ve bu ekosistemin merkezinde, her zaman olduğu gibi, mesleki bilgi birikimi ve bağımsızlığıyla sistemi ayakta tutan eksperler yer almaya devam edecekler.



Kaynaklar

Resmî Gazete – 12 Şubat 2026Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği


Dünya Örnekleri

Almanya TÜV, DEKRA

Dubai DFSA

Yorumlar


bottom of page