top of page

BADEN-BADEN GÜNLÜKLERİ | FİNAL

7 dakika önce
5 dakikada okunur


Kapasite Bol, Fiyatlar Düşüyor. Peki Koruma Geri Geliyor mu?

Baden-Baden Günlükleri'nin sonuna geldik.

Dört gündür 2027 reasürans yenilemelerine ilişkin açıklamaları, piyasanın beklentilerini ve değişen risk transferi dinamiklerini elimden geldiğince paylaşmaya çalıştım. 

Bu yıl Baden-Baden'den gelen mesaj oldukça net: Kapasite bol, sermaye güçlü, rekabet artıyor.

Ancak bütün bu olumlu piyasa koşullarının ortasında çok daha önemli bir soru var:

Sigorta şirketleri gerçekten daha iyi korunabilecek mi, yoksa yalnızca daha ucuz reasürans mı satın alacak?

Fiyatlar düşüyor, ama mesele yalnızca fiyat değil

2023 yenilemelerini hatırlayalım. Büyük doğal afet hasarları, enflasyon, artan sermaye maliyetleri ve reasürörlerin kârlılık baskısı, özellikle katastrofik risklerde piyasa koşullarını sertleştirmişti. Fiyatlar yükselmiş, reasürans şirketlerinin üstlendiği risklerin sınırları yeniden çizilmişti.

Sigorta şirketleri yalnızca daha yüksek primler ödemek zorunda kalmamış, aynı zamanda daha fazla riski kendi bilançolarında tutmaya başlamıştı. Özellikle katastrofik hasar fazlası programlarında yükselen retansiyonlar ve daralan bazı korumalar, sigorta şirketlerinin orta büyüklükteki ve sık tekrarlanan afet hasarlarına karşı daha fazla sorumluluk üstlenmesine neden olmuştu.

Bugün ise farklı bir piyasa görüyoruz.

Reasürans sermayesi güçlü. Alternatif sermaye büyümeye devam ediyor. Büyük hasarların görece sınırlı kaldığı dönem, fiyat rekabetini destekliyor. Baden-Baden'deki açıklamalar da 2027 yenilemelerinde fiyatların üzerinde aşağı yönlü baskının devam edeceğine işaret ediyor.

Fakat burada dikkat edilmesi gereken bir ayrım var.

Fiyatın düşmesi, teminatın otomatik olarak genişlediği anlamına gelmiyor.

Sigorta şirketlerinin 2023 sonrasında üstlendikleri riskleri ne ölçüde yeniden reasürörlere devredebilecekleri, bu yenilemelerin asıl sınavı olacak.

Retention seviyeleri yeniden masada

Baden-Baden'de Aon, Howden Re, Munich Re ve diğer piyasa oyuncularının açıklamalarında ortak bir konu öne çıktı: Risk transferinin yapısı.

Sigorta şirketleri artık yalnızca daha düşük fiyat istemiyor. Daha düşük retention, frekans hasarlarına karşı koruma, aggregate (yıllık) teminatlar ve daha esnek program yapıları da gündemde. 

Özellikle sel, dolu ve şiddetli fırtına gibi olaylar açısından bu talepler son derece anlamlı. Çünkü her afet, reasürans programının büyük katastrofik hasar fazlası katmanlarını tetikleyecek büyüklükte gerçekleşmiyor. Bir yıl içerisinde farklı bölgelerde meydana gelen çok sayıda orta ölçekli hasar, tek başlarına reasürans korumasını çalıştırmasalar bile sigorta şirketinin teknik sonucunu ciddi biçimde etkileyebiliyor. Aggregate korumaların önemi de burada ortaya çıkıyor.

Ancak reasürörlerin bu teminatları sınırsız biçimde genişletmeye hazır olduğunu düşünmemek gerekiyor. Munich Re'nin Baden-Baden'deki mesajı da bu yöndeydi: Aggregate korumalar mümkün, fakat sürdürülebilir fiyatlama ve uygun risk paylaşımı şartıyla.

Dolayısıyla 2027 yenilemelerinde yalnızca fiyat indirimlerini değil, retention seviyelerinin nereye geldiğini, hangi hasarların koruma kapsamına alındığını ve toplam yıllık korumanın nasıl yapılandırıldığını izlemek gerekecek.

Afet zararları azalıyor. Peki riskler mi azaldı?

Gallagher Re'nin 2026 üçüncü çeyrek doğal afet raporu, piyasanın neden bu kadar rekabetçi hale geldiğini anlamak açısından önemli.

Rapora göre yılın ilk dokuz ayında:


  • Küresel doğal afetlerin ekonomik zararı yaklaşık 242 milyar dolar.

  • Sigortalı zarar yaklaşık 92 milyar dolar.

  • Sigortalı zarar, on yıllık ortalamanın yaklaşık %29 altında.

  • Üst üste altı çeyrektir, tek başına 10 milyar doların üzerinde sigortalı hasar yaratan bir olay yaşanmadı.


Bu rakamlar reasürans piyasası açısından elbette olumlu. Ancak zararların azalması, risklerin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Özellikle şiddetli konvektif fırtınalar, dolu ve yerel sel olayları, yüksek frekansları ve coğrafi yayılımları nedeniyle önemini koruyor. Nitekim Gallagher Re raporunda konvektif fırtınaların küresel sigortalı doğal afet zararlarının yaklaşık %60'ını oluşturduğu görülüyor. Bir başka deyişle, büyük bir deprem veya kasırganın yaşanmadığı dönemlerde bile daha küçük ve sık tekrarlanan olaylar önemli bir toplam zarar yaratabiliyor.

Büyük afetlerin olmadığı bir yıl, küçük afetlerin önemsiz olduğu bir yıl değil.

Kasko da artık katastrofik risk yönetiminin konusu

Baden-Baden'in dikkat çekici tartışmalarından biri de motor sigortalarındaki doğal afet birikimleriydi. Swiss Re', doğal afetler, elektrikli araçlar ve otonom sürüş teknolojilerinin motor sigortacılığının risk yapısını değiştirdiğine dikkat çekti.

Bu konu Türkiye açısından da önemli. Kaskoyu çoğunlukla trafik kazaları, onarım maliyetleri, yedek parça fiyatları ve araç değerleri üzerinden tartışıyoruz. Oysa aynı bölgede bulunan binlerce araç, tek bir sel veya dolu olayından eş zamanlı etkilenebiliyor. Birbirinden bağımsız düzenlenmiş binlerce kasko poliçesi, katastrofik bir olayda aynı hasar birikiminin parçası haline geliyor. 14 Ekim'de İstanbul'da yaşanan sel bunun güncel örneklerinden biri. 

Katastrofik risk yönetiminde artık yalnızca yangın portföylerine bakmak yeterli değil. Kasko portföylerinin coğrafi dağılımı, araçların belirli bölgelerde yoğunlaşması, sel ve dolu maruziyetleri de reasürans programlarının tasarımında dikkate alınmalı.

Alternatif sermaye artık piyasanın kalıcı oyuncularından

Baden-Baden'de sıkça konuşulan bir diğer konu da alternatif sermayeydi. Cat bond piyasası büyüyor. Kurumsal yatırımcıların katastrofik risklere ilgisi sürüyor. Geleneksel reasürans sermayesiyle alternatif sermaye arasındaki sınırlar giderek daha geçirgen hale geliyor. 22 

Ekim'de The Insurer'ın yayımladığı haberde, Aon'un Blackstone sermayesiyle geliştirdiği Cortina reasürans yapısında QBE Re'nin underwriting ortağı olmasının beklendiği belirtildi.

Henüz kesinleşmiş bir işlem olmamakla birlikte bu gelişme, reasürans piyasasında sermaye sağlama, risk seçimi ve dağıtım fonksiyonlarının farklı oyuncular arasında yeniden şekillenebildiğini gösteriyor.

Swiss Re'nin Baden-Baden'deki değerlendirmesinde de dikkat çekici bir vurgu vardı: Alternatif sermayenin büyümesi, underwriting uzmanlığının önemini azaltmıyor; aksine artırıyor. Çünkü sermaye ne kadar bol olursa olsun, hangi riskin hangi koşullarla üstlenileceğine karar vermek hâlâ teknik bilgi, deneyim ve muhakeme gerektiriyor.

Kapasite bolluğu, iyi risk seçiminin yerine geçmiyor.

Türkiye için 2027 yenilemelerinin asıl gündemi ne olmalı?

Baden-Baden'de fiyat rekabeti konuşulurken Türkiye'nin kendi risk gündemini unutmaması gerekiyor. Deprem, sel, dolu, fırtına ve giderek karmaşıklaşan ekonomik birikimler, sigorta şirketlerinin bilançolarını tehdit etmeye devam ediyor.

Özellikle 14 Ekim İstanbul seli, afetin yalnızca büyüklüğünün değil, hangi portföylerde nasıl biriktiğinin de önemli olduğunu yeniden gösterdi.

2027 yenilemelerinde bence asıl sorular şunlar:


  • Mevcut retansiyon seviyeleri sigorta şirketlerinin risk taşıma kapasiteleriyle uyumlu mu?

  • Frekansı artan orta ölçekli afet hasarları yeterince korunuyor mu?

  • Aggregate teminatlar ve yeniden tesis hükümleri ihtiyacı karşılıyor mu?

  • Yangın ve kasko portföylerindeki coğrafi birikimler birlikte değerlendiriliyor mu?

  • Sel ve diğer doğal afetlerde olay tanımları, saat klozları ve teminat sınırları yeterince açık mı?

  • Reasürans fiyatındaki olası iyileşme, gerçekten daha dayanıklı bir koruma yapısına dönüştürülebiliyor mu?


Çünkü daha düşük fiyatla aynı korumayı satın almak elbette iyi haber ama aynı bütçeyle daha iyi korunabilmek, çok daha değerli.

Toplantıların merkezindeki konu, reasürans fiyatları gerilerken mevcut sermayenin nasıl değerlendirileceği ve kârlılığın nasıl korunacağı. Noel'e kadar olağanüstü bir olay yaşanmazsa 2027 yenilemelerinde ılımlı fiyat indirimleri bekleniyor. Ancak piyasa koşulları ülkelere göre farklılaşacak.

Intelligent Insurer özellikle Fransa ve Türkiye'nin reasürörler açısından zorlayıcı piyasalar olduğuna dikkat çekiyor. Türkiye'de yüksek deprem birikimi ve enflasyon gibi yapısal riskler devam ederken, bol kapasitenin fiyatları aşağı çekmesi reasürörler açısından zor bir denge yaratabilir. Biz kendi derdimizden çok ilgilenemedik ama Fransa'da halk olayları ve aşırı kuraklığa bağlı doğal afetler fiyat rekabetiyle bir arada. 

Bu yıl değişen yalnızca reasürans piyasası değil

Baden-Baden'in kendisi de gündemdeydi.

Bu yıl toplantının önceki yıllara göre daha sakin geçtiği konuşuluyor. 2025'te 3.480 kişiyle rekor katılım sağlanan organizasyonun 2026 katılım rakamı henüz kesinleşmiş değil. Ancak 22 Ekim'de The Insurer'ın kapanış yazısında sorduğu soru da dikkat çekiciydi: Piyasa gelecek yıl Baden-Baden'e dönecek mi?

Yüksek otel ve restoran fiyatları nedeniyle toplantının başka bir şehirde yapılması ihtimali artık başlı başına bir tartışma konusu olmuş. Ama mesele yalnızca maliyet olmayabilir.

Baden-Baden esas karar yeri değil, tanışma, kendini anlatma, ilişki kurma ve piyasanın nabzını tutma yeri. Teknoloji ve yeni kuşağın iş yapma alışkanlıkları da geleneksel buluşmaların değerini yeniden sorgulatıyor olabilir.

Belki de değişen yalnızca reasüransın fiyatı ve kapasitesi değil, sektörün buluşma biçimi.

Bakalım 2027'de yine Baden-Baden'de mi buluşacağız?

Baden-Baden 2026 Günlükleri'ni burada bitti. Yeni haftada, yeni risklerde görüşmek üzere.



2027 reasürans yenilemeleri ve retansiyonlar


  1. Reinsurance News – Marsh Re: Buyer-favourable reinsurance market — 16 Ekim 2026. Reasürörlerin hasar payı, retansiyonlar ve 2027 beklentileri.

  2. The Insurer – European cedants push for lower attachment points — 18 Ekim 2026. Katastrofik hasar fazlası programları ve attachment point tartışması.

  3. Intelligent Insurer – Munich Re: Aggregate covers — 20 Ekim 2026. Aggregate korumaların sürdürülebilirliği.

  4. Intelligent Insurer – Aon: Abundant capital and better protection — 18 Ekim 2026. Fiyat indirimlerinin ötesinde teminatın iyileştirilmesi.


Doğal afetler, kasko ve alternatif sermaye


  1. Gallagher Re – Natural Catastrophe and Climate Report Q3 2026 — 21 Ekim 2026. 242 milyar dolar ekonomik, 92 milyar dolar sigortalı afet zararı.

  2. Intelligent Insurer – Swiss Re: Motor insurance and NatCat — 21 Ekim 2026. Motor sigortalarında doğal afet birikimi.

  3. Intelligent Insurer – Swiss Re: Alternative capital and underwriting — Alternatif sermaye ve underwriting uzmanlığı.

  4. The Insurer – QBE Re and Aon's Cortina — 22 Ekim 2026. Yeni sermaye ve underwriting yapıları.

  5. Gallagher Re – Europe's Changing Flood Reality — 16 Ekim 2026. Avrupa'da değişen sel riski ve birikim analizi.


Baden-Baden'in geleceği

10. The Insurer – Will the market be back next year? — 22 Ekim 2026. Organizasyonun geleceği ve maliyet tartışmaları.


Yorumlar


bottom of page